Çaltılar Höyük’te, Ege’de 5 bin yıllık denizaşırı ticaretin izleri bulundu

  • 28 Tem 2026 09:24
  • Güncelleme: 28 Tem 2026
    5 dk. Okuma Süresi
Tepki Ver
Özet bulunamadı.

Muğla’nın Seydikemer ilçesinde yürütülen Çaltılar Höyük kazıları, Batı Anadolu’nun tarih öncesi ticaret ağlarına ilişkin dikkat çekici veriler sunmaya devam ediyor. Bu yıl gerçekleştirilen çalışmalarda, Ege Denizi’ndeki Yunanistan’a bağlı Melos Adası kökenli obsidyenin gün yüzüne çıkarılması, yerleşimin yalnızca çevresiyle değil, denizaşırı toplumlarla da güçlü ilişkiler kurduğunu gözler önüne serdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının “Geleceğe Miras” projesi kapsamında sürdürülen kazılar, Hacettepe Üniversitesi’nin bilimsel koordinasyonunda Seydikemer Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Türk Tarih Kurumunun katkılarıyla devam ediyor. Muğla’da sürdürülen tek höyük kazısı olma özelliğini taşıyan Çaltılar Höyük’teki çalışmalara Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Aykurt başkanlık ediyor.

İLK YERLEŞİM 5 BİN 300 YIL ÖNCE KURULDU

Kazı Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Aykurt, höyükteki ilk yerleşimin yaklaşık 5 bin 300 yıl önce ovanın tabanında kurulduğunu belirtti. Bölgedeki bataklık alanın yaklaşık 5 bin 100 yıl önce kurumasıyla birlikte yerleşimin bugünkü höyük alanına taşındığını ifade eden Aykurt, yaşamın milattan önce 2400 yılına kadar kesintisiz sürdüğünü söyledi.

Kazılarda milattan önce 3100-2400 yılları arasına tarihlenen sekiz ayrı yerleşim katmanının belirlendiğini dile getiren Aykurt, her tabakanın bölgenin tarih öncesi yaşamına ilişkin önemli bilgiler sunduğunu kaydetti.

ANADOLU’DA BENZERİ BULUNMAYAN YAPI ORTAYA ÇIKARILDI

Kazı çalışmalarında yalnızca ticaret izlerine değil, Anadolu arkeolojisi açısından eşsiz kabul edilen mimari kalıntılara da ulaşıldı.

Arkaik Dönem’e ait en üst yerleşim katmanında taş temel üzerine, Genç Tunç Çağı mezarlarında kullanılan pithosların parçalarıyla inşa edilmiş sıra dışı bir yapı ortaya çıkarıldı.

Prof. Dr. Aykurt, söz konusu yapının Anadolu’da bugüne kadar benzerine rastlanmayan özgün bir örnek olduğunu belirterek, mezar pithoslarının parçalanarak yapı malzemesi olarak kullanılmasının arkeolojik açıdan oldukça dikkat çekici bir uygulama olduğunu vurguladı.

MELOS OBSİDYENİ DENİZAŞIRI TİCARETİ KANITLADI

Bu yılki kazı sezonunda milattan önce 2400 yılına tarihlenen yerleşim tabakası üzerinde yoğunlaşan ekipler, Erken Tunç Çağı II’nin son evresine ait çok sayıda buluntuya ulaştı.

Bunların en dikkat çekicisi ise Batı Ege’deki Kiklad Adaları arasında yer alan Melos Adası kökenli volkanik camdan üretilmiş obsidyen oldu.

Prof. Dr. Aykurt, Melos obsidyeninden yapılmış yontma taş endüstrisine ait eserlerin ele geçirildiğini belirterek, bu buluntuların yerleşimin denizaşırı bağlantılar kurduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

Kazılarda ayrıca Batı Ege kökenli Kiklad tavası ile aynı bölgeden geldiği değerlendirilen makara biçimli terazi ağırlığı da bulundu.

İÇ ANADOLU İLE DE GÜÇLÜ BAĞLANTILAR TESPİT EDİLDİ

Araştırmalar yalnızca Ege bağlantılarını değil, Anadolu’nun iç kesimleriyle kurulan ilişkileri de ortaya koydu.

Kazılarda İç Anadolu kökenli obsidyenden üretilmiş çok sayıda taş alet tespit edilirken, Orta Anadolu kaynaklı farklı malzemelere de rastlandı.

Bu bulguların, Çaltılar Höyük’ün hem batıya hem de Anadolu’nun iç bölgelerine uzanan geniş bir ticaret ağı içerisinde yer aldığını gösterdiğini ifade eden Aykurt, yerleşimin farklı coğrafyalar arasında önemli bir geçiş noktası olabileceğini dile getirdi.

EŞEN ÇAYI TİCARETİN ANA GÜZERGAHI OLMUŞ OLABİLİR

Bugün denizden yaklaşık 100 kilometre içeride ve 1287 metre rakımda bulunan höyüğün geçmişte çok farklı bir ulaşım ağına sahip olduğuna işaret eden Aykurt, bölge insanının Eşen Çayı’nı kullanarak nehir ticareti gerçekleştirmiş olabileceğini söyledi.

Bu ulaşım sistemi sayesinde yerleşimin Ege kıyılarıyla bağlantı kurduğu ve denizaşırı ticaret ağlarına dahil olduğu değerlendiriliyor.

FARKLI KÜLTÜRLERİN İZLERİ AYNI YERLEŞİMDE BULUŞTU

Arkaik Dönem tabakalarında yürütülen kazılar da bölgenin kültürel çeşitliliğine ışık tuttu.

Likya ve Karya seramiklerinin yanı sıra Lidya ve İyonya bölgelerine ait seramiklerin de aynı yerleşimde bulunması, Çaltılar Höyük’ün farklı kültürlerin buluşma noktası olduğunu ortaya koydu.

Ancak mimari özelliklerin bu kültürel çeşitlilikle birebir örtüşmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Aykurt, bunun bölgeyi ana ticaret yollarını kontrol eden güçlü bir siyasi otoritenin ya da onun etkisi altındaki bir topluluğun kullanmış olabileceğine işaret ettiğini ifade etti.

Aykurt, farklı bölge ve kültürlere ait seramikler ile çeşitli arkeolojik buluntuların aynı yerleşimde bir arada ele geçirilmesinin, söz konusu yorumun en güçlü göstergelerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.


Kaynak:Anadolu Ajansı (AA)

Yazar Profili
administrator Tüm Yazılar

    Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

    434 Yazı

    Bir Yorum Yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Benzer Yazılar